Kritik Alt Yapıların Güvenliği ve Korunması

 

Kritik Altyapıların

Güvenliği ve Korunması

Kamu – Özel Güvenlik Birlikteliği/Ortaklığı

 

Sunuş Raporu (Dokümanı) ve Ana hatları   

CoESS  Kritik Altyapıların Güvenliği Çalışma Komitesi

Aralık 2010

CoESS – Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu

Jan Bogemansstraat | Rue Jan Bogemans 249

B-1780 Wemmel, Belçika

T +32 2 462 07 73 | F +32 2 460 14 31

E-posta: apeg-bvbo@i-b-s.be | Web: www.coess.eu

Sorumlu yayıncı

CoESS Genel Sekreterliği:

Ms. Hilde De Clerck (CoESS Genel Sekreter)

Jan Bogemansstraat | Rue Jan Bogemans 249

B-1780 Wemmel, Belçika

T + 32 2 462 07 73 | F +32 2 460 14 31

E-mail: apeg-bvbo@i-b-s.be | Web: www.coess.eu

CoESS Tescilli İşyeri:

8, rue de Milan, F-75009 Paris, France

 

İçindekiler

Özet

Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu (CoESS)

Günümüzde Kritik altyapıların  Güvenliği ve Koruması         

Ulusal politikalar

Başarılı uygulamalar ve vaka çalışmaları

İngiltere – Griffin Projesi

Almanya – Güvenlik Ortaklığı Programı

İspanya – Polis ve Özel Güvenlik Birlikteliği

CoESS  geleceğe nasıl bakıyor?

Genel Hususlar

Kamu-Özel Güvenlik İşbirliğinin  önemi

Paydaşlar için ana hatlar

Genel  

Karar alma yetkisi ve sorumluluğu olanlar

Kritik altyapının sorumluları  ve işletmecileri

Özel Güvenlik Şirketleri 

Aksiyon Planı

Sonuç

 

Özet

Avrupa’daki kritik altyapılar  kamu ve özel kuruluşların oluşturduğu karmaşık bir yapının mülkiyetindedirler ve bunlar  tarafından  işletilir ve düzenlenirler. 

Avrupa Özel Güvenlik hizmetleri temsilci kuruluşu olarak Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu (CoESS)  üyeleri ve kendileriyle bağlantılı diğer Özel Güvenlik şirketlerinin kritik altyapıyı güvenlik içinde tutmak ve  korumak için herkesin yararına hizmet edecek çok daha önemli bir rol olduğuna kuvvetle inanmaktadır – buna sorumlu yetkililer, altyapı sahipleri ve işletmecileri, kritik altyapının son kullanıcıları, Özel Güvenlik şirketleri ve Genel Kamu oyu da dahildir. 

Bu belge Kamu-Özel Sektör  işbirliğinin ilgili tüm paydaşların yararı için gerekli bazı örnekleri göstermektedir. 

Bu belgede aynı zamanda bu örneklerin en iyi uygulamalar olarak nasıl kullanılacakları ve izlenecekleri ve başka yerlerde nasıl uygulanacakları hakkında bilgiler mevcuttur.

Son olarak, bu  belge aynı zamanda ilgili tüm taraflar için kritik altyapıların  Güvenliklerinin  en iyi şekilde nasıl temin edileceği ve korunacakları  hakkında ana hatları belirlemektedir.

Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu (CoESS)

CoESS, Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu, 30 Ulusal Özel Güvenlik şirketi tarafından oluşturulmuş ve 1989 yılında kurulmuş bir Avrupa Sivil toplum  Organizasyonudur.  CoESS Özel Güvenlik Sektörünün haklarını koruyan tek Avrupa işveren organizasyonu temsilcisidir ve Avrupa Komisyonu (DG İş verme, Sosyal Meseleler ve Eşit Fırsatlar) tarafından Avrupa Anlaşmalarına uygun olarak tanınan bir Avrupalı Sektör el sosyal ortaktır.

CoESS’in ana amacı ulusal üye federasyonlarının ve onların üye şirketlerinin hem Avrupa hem de uluslararası seviyede, ortak haklarını temsil ederek, özellikle ulusal Özel Güvenlik yasa ve yönetmeliklerde uyum sağlayarak haklarını korumaktır.

CoESS 21 AB Üye Devletini ve toplamda 28 ülkeyi temsil eder ve bu  1,7 milyon Özel Güvenlik görevlisi istihdam eden yaklaşık 60.000 Özel Güvenlik şirketi anlamına gelir. Avrupa Özel Güvenlik endüstrisi ortalama yıllık € 23 milyar Euro civarında bir ciroya sahiptir.

CoESS’e üye federasyonları ile geniş bir Özel Güvenlik hizmetleri sunar ve bunlara belirtilenlerle sınırlı olmamak kaydıyla para nakliyesi, nakit işlemleri, güvenlik eğitimi, korumalar, devriye, ticari insan koruma, ev koruması, olay güvenliği (kalabalık kontrolü), ev denetimi, alarm izlemesi, CCTV izlemesi ve hareketli alarm dahildir. 

CoESS’ in diğer hizmet ve projeleri hakkındaki bilgiler için www.coess.eu başvurabilirsiniz.

Günümüzde kritik  altyapıların  Güvenliği ve Korunması 

Kritik altyapılar genel olarak aksamaları ya da bozulmaları halinde  sosyal ve ekonomik yaşama ciddi  zarar verebilecek fiziksel mekânlar, sistemler veya organizasyonlar şeklinde tanımlanabilir. Farklı ulusal yetkililer bu tanım kapsamında olan ekonomik sektörlerin benzer listelerini geniş anlamda çıkartmışlardır: Bunlar genellikle enerji, su ve gıda tedarikleri, atık yönetimi, kilit nakliye ağları (ana hava alanları ve demiryolları), mali kuruluşlar ve nakit tedariki, sağlık hizmetleri ve devlet acil durum kuruluşlarını kapsar.  

AB Üye Devletleri ve komşuları arasında bu kritik altyapılar  sıklıkla özel – kamu mülkiyetinde/sorumluluğunda değerlendirilir.

Bunların Avrupa ülkelerinde güvenlik ve korunma işlemleri ; devlet yetkilileri (polis, uzman koruma hizmetleri ve zaman zaman ordu) ve  Özel Güvenlik şirketleri tarafından sağlanır ve bunların  temsilcilerini  kapsar. 

Kritik altyapıya gelen tehditlerin bir kısmı insan kaynaklı olabildiği gibi   örneğin terörizm ya da diğer kriminal etkinlikler ; ayrıca doğadan da gelebilirler – fırtına, volkanik patlamalar, seller veya diğer çevresel felaketlerden de kaynaklanabilirler. Kritik altyapı bir dereceye kadar onunla ilgili kişilerden kaynaklanabilir, ancak aynı zamanda grip salgını gibi büyük miktarda ve sayıda kritik personeli kapsayan hastalıklar da tehdit unsuru olabilirler. 

Avrupa Birliği son zamanlarda kritik altyapı koruması inisiyatifi çalışmalarına başlamıştır. 

Bu Avrupa Kritik Altyapı Yönergeleri ‘Avrupa’ diye adlandırılan kritik altyapıya odaklıdır(ECI) – bunlar zarar görmeleri halinde en az iki AB Üye Devleti veya bu sistem ya da yapının bulunduğu ülke dışında bir Üye Devlet üzerinde büyük etki yapacak olan aktif varlıklar ya da sistemlerdir. 

Yönerge Üye Devletlerin tüm bu tür altyapıları saptamalarını, tüm öğeleri için risk yönetimi yapılmasını ve bir İşletim Güvenlik Planı (OSP) hazırlanmasını zorunlu kılmaktadır. Her planda bulunması gereken ana başlıklar Yönergede belirlenmiş durumdadır.  Her Üye Devlet ECI öğelerinin her birisinin bir OSPsi olduğunu kontrol etmek zorundadır. Herhangi bir ECI işletimcisi bu planı yapmamışsa Üye Devlet bunu gerçekleştirmesi için “gerekli önlemleri” alabilir.

Üye Devletler iki yılda bir Avrupa Komisyonuna “risk tipleri, tehditler ve ECI sektörü tarafından karşılaşılan zayıf noktalar ile ilgili olarak özet bir genel veri” raporu vermek zorundadır. Komisyon İşletim Güvenlik Planlarının niteliğini değerlendirmekte herhangi bir rol oynamayacak ve hatta planları görmeyecektir. 

Yönerge enerji sektörüne (elektrik, petrol ve gaz) ve ulaşıma (karayolu, demiryolu, hava yolu yurt içi ve okyanus ötesi nakliye ve limanlar) odaklandığını belirtmektedir, ancak başka alanların da eklenip eklenmemesi konusunda gözden geçirilecektir ve BT sektörünün olası bir ek sektör olacağı belirtilmektedir. 

Bu AB inisiyatifinin daha entegre bir AB yaklaşımı oluşturmak için önemli bir ilk adım olmasına rağmen Yönergenin etkileri oldukça kısıtlıdır. Sadece Avrupa kritik altyapısını kapsadığından dolayı, AB kritik altyapı tanımına girmeyen ve böylece Yönerge kapsamında olmayan büyük çoğunluktaki kritik altyapıyı bir kenara bırakmaktadır.

Aslında kritik altyapının çoğu ulusal, hatta yereldir. Ayrıca Yönergenin AB Üye Devletlerine yüklediği zorunluluklar oldukça hafiftir ve Avrupa kritik altyapısı ile ilgili yetkinlik ve kararların büyük kısmını Üye Devletlere bırakmaktadır. 

Ancak CoESS bu Yönergedeki tanım, yaklaşım, yöntem ve uygulama ile ilgili ilkelerin henüz tam olarak ulusal politikalarında altyapının güvenlik ve korumasını sağlamamış olan AB Üye Devletleri için ilham kaynağı ya da bir örnek olabileceğine inanmaktadır. 

Ulusal Politikalar

Bugün AB Üye Devletlerinin çoğunun ve de diğer Avrupa ülkelerinin ulusal kritik altyapı korumasına önem verdikleri ve analiz yaptıkları açıktır. Bu alanda birçok ulusal program ve politika mevcuttur. Ancak CoESS bu plan ve programların fazlasıyla siyasi bir düzeyde olduğunu ve kritik altyapının gerçek günlük korunması ve yönlenmesi/talimatı için yeterli olmadığını düşünmektedir. Ayrıca ülkelerin tek tek politikaları değerlendirildiğinde bu politikaların tanım, amaç ve yaklaşım olarak büyük farklılıklar gösterdiği bir gerçektir. 

Elinizdeki belge için yapılan hazırlık çalışmalarının bir kısmı olarak CoESS üye federasyonları arasında kritik altyapı koruması hakkındaki ulusal yönetmeliklerle ilgili bir anket çalışması yaptı. Üye federasyonlar konu hakkında soruları cevapladılar ve ülkeler arasındaki ‘kritik altyapıyı’ neyin oluşturduğu’ tanımı ve de bu altyapının güvenlik ve korumasının en iyi şekilde nasıl yapılacağı hakkındaki geniş çaplı değişik uygulamaları raporladılar. Oldukça şaşırtıcı şekilde birçok ülkede kritik altyapı için resmi bir tanım bulunmamakta ve dolayısıyla bunun nasıl güvenlik altına alınacağı ve korunacağı hakkında da kuralları olmamaktadır. 

CoESS günümüzün küresel güvenlik ortamında bunun bir eksiklik olduğuna inanmaktadır. Bu aynı zamanda da tanım gereği olarak Avrupa hükümetlerinin ulusal kritik altyapı koruması sorunlarını görüştükleri zaman ortak bir anlayışa sahip olup olmadıklarını bilemedikleri anlamına gelmektedir. 

Somut güvenlik ve koruma ile ilgili mevcut bu gerçeğe bir göz attığımız zaman bazı iyi örnekler saptanabilmektedir.

Başarılı uygulamalar ve vaka çalışmaları

Üye federasyonlarından edindiği geniş deneyimiyle CoESS kritik altyapıyı güvenlik altına almak ve korumak için birlikte çalışan kamu ve özel kuruluşlardan bazı önemli örnekler saptamıştır. Birçoğu arasından bazıları şunlardır: 

- Özel Güvenlik elemanlarını terörizm karşıtı bilinç ve tepki konusunda eğitmek ve ilgili bilgileri onlarla paylaşmak için İngiltere polisi tarafından idare edilen bir programın oluşturulduğu;

- Almanya da  kentlerde etkin bir şekilde gece devriye gezen mobil  güçlerin sayısı üç katına çıkartılarak bunların vakalara ilişkin bilgi ve istihbaratlarının mobil özel güvenlik devriyeleri tarafından polise verilmelerini sağlayan bir sistemin işletildiği;

- İspanya’da işbirliği kapsamında Özel güvenlik anlaşmaları ve onlarla bağlantılı insan gücünü de kapsayan bir veri tabanının özel güvenlik sektörü ve polis arasında paylaşılmasını sağlayan ve ayrıca polisin özel güvenlik mensuplarıyla bilgi paylaşımını sağlayan kapalı bir telefon hattının oluşturulduğu bilinmektedir.

CoESS;  bu sistemlerin kritik altyapı ve diğer varlıkların güvenliği ve korunmasını sağlamakta kamu-özel işbirliğinin elde edecekleri yararları gösterdiğine inanmaktadır.  

İngiltere  – Griffin Projesi

Griffin Projesi birçok kez teröristlerce hedef alınan İngiltere’nin başkentinin  güvenliğinden sorumlu Londra Kenti polisi tarafından altı yıl önce gerçekleştirilmiştir. Dört ana etkinlikten oluşur:

- Yerel polis tarafından ; bildirilen Özel Güvenlik güçleri mensupları için bilinçlenme programları uygulanır. Bunlara potansiyel bir hedef hakkında bir terörist araştırmasının yapıldığının nasıl anlaşılacağı, nasıl cevap verileceği ve şüpheli etkinliklerin nasıl raporlanacağına dikkat çekilir.. 

- Katılımcıların ilgi ve becerilerini sürdürecek ve resmi tanınırlık veren online yenilenme kursları  düzenlenir.

- Konferans telefon görüşmesi, SMS mesajı veya e-posta ile mevcut istihbarat ve bilgi raporlarının zamanında gönderilmesini temin etmek için polis ve güvenlik elemanları arasında düzenli iletişim sağlanır.

- Acil durum konuşlanması: Griffin eğitiminden geçmiş özel güvenlik güçleri elemanları polis tarafından olaylara müdahale etmek için destek olarak, örneğin insan kordon safları sağlamakta kullanılabilir.

Griffin Projesi İngiltere’deki polis güçlerinin ve de özel güvenlik sistemleri olan liman ve hava alanlarının polis güçlerinin yarısını kapsamaktadır. Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Singapur’da da ilgi toplamaktadır. 

Almanya – Güvenlik Ortaklığı  Programı

Bazı Alman kentlerinde Özel Güvenlik şirketleri yerel polisle bilgi toplama ve bunu polise aktarma için polisle işbirliği yapmaktadırlar. Bu projelerde Özel Güvenlik şirketlerinin müşteri yerleşimlerinde devriye gezen mobil güçler şüpheli kişi ya da araç görebilirler ya da olası yasa dışı etkinliğe şahit olabilirler. Memurlar bunu kendi şirketlerinin operasyon merkezine iletirler ve burası da bilgiyi değerlendirir ve gerekirse harekete geçilmesi için yerel polise aktarır. 

Bu projeler çok etkili olmuş ve Alman polis güçleri tarafından çok iyi karşılanmıştır. Özel mobil devriyelerle birlikte her gece sokaklarda bulunan “denetim araçlarının” sayısı bu kentlerdeki polis devriye araçlarıyla karşılaştırılınca iki katından fazlaya (bazı durumlarda neredeyse üç katına) çıkmıştır. 

Örneğin bir Alman kenti olan Dusseldorf’ta sistem 12 soygun ve bir yangın da dahil olmak üzere 500 den fazla şüpheli aktivite raporu oluşturulmasını sağlamıştır. 

İspanya – Polis ve Özel Güvenlik Birlikteliği

İspanya’da polis Özel Güvenlik elemanlarının değerli bir potansiyel kaynak olduğunun farkındadır. Bu nedenle Özel Güvenlik şirketleri ve müşterileri arasında imzalanan tüm sözleşmeler sağlanacak hizmet ve eleman sayısı dahil olmak üzere detaylar belirtilerek polise kayıt ettirilmek zorundadır. 

Polis aynı zamanda Özel Güvenlik Sektörü ile hızlı iletişimi sağlamak için 24-saat esasına dayalı  bir telefon muhabere sistemi tesis etmiştir.

CoESS geleceğe nasıl bakıyor?

Genel Hususlar

CoESS  Güvenlik ortamında kritik altyapının art niyetli hareketler ve doğal afetlerden korunması ve bu hususa tüm paydaşlar tarafından yüksek öncelik verilmesi gerektiğine inanmaktadır.

Güvenlik hususu başlangıçtan itibaren (kriminal ve terörist hareketlerin olasılıklarının ve etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler ve etkinlikler anlamında – ve zorlukları yenme gücü – kasıtlı ya da doğal olarak oluşan vakalara karşı koymak ve toparlanmak anlamında )  kritik altyapının tasarım ve işletmesine dahil edilmeli ve sadece daha sonra düşünülmüş bir ek olarak kalmamalıdır. Aslında daha sonra gelen bir düşünceyle güvenliği ‘eklemek’ yerine sisteme baştan ‘yerleştirmek’ güvenlik harcamalarını azaltabilir, güvenlik etkinliğini geliştirir ve bir kuruluşun ‘asıl işini’ engellemek yerine zenginleştirme potansiyeline sahip olmasını sağlar. 

CoESS kritik altyapının güvenlik ve korumasının karmaşık yapısının konuyla ilgili politika düzenleyiciler tarafından açıkça tanınarak en üst düzeye çıkartılmasını ve buna kamu, özel ve bazı durumlarda karma oyuncuların katılmasını görmeyi arzu etmektedir. CoESS koruma için rol ve sorumlulukların açık bir şekilde dağıtılmasını öngörür. Belki de en önemlisi, başarılı uygulamaların altyapının her parçasındaki güvenlik ve korumaya uygun düzeylerde uygulanarak risk değerlendirmesinin ortak standartlarının saptanmasının sağlanmasını arzu etmektedir. 

Kamu – Özel Güvenlik İşbirliğinin  Önemi

Kritik altyapının güvenliği ve korunması, kamu – özel ortaklıklarının kamusal mülkiyet veya kamusal yönetim veya kamu hedefleri denebilecek genellikle kamusal özellikleri (ulusal ya da yerel) göz önüne alındığında en uygun uygulama alanlarından birisidir.  Aynı zamanda şüphesiz ki Avrupa’da Özel Güvenlik sektörüyle ilgili giderek artan bir gelişmedir ve daha fazla sektör ve varlık Özel Güvenlik sektörünün yararına olarak kamu güvenliğinden alınmaktadır. CoESS bu gelişmeyle ilgili olarak bir yargıda bulunmak istememektedir, ancak tüm Avrupa ülkelerinde kamusal alanda Özel Güvenlik şirketlerinin ve Özel Güvenlik elemanlarının mevcudiyetinin artışına şahit olmaktadır. Bunun birçok nedeni vardır: toplumun her kesiminde artan güvensizlik duygusu, polis ve diğer kamu güvenlik kuruluşlarının kısıtlı kaynakları, Özel Güvenlik hizmetlerinin giderek artan kalitesi ve profesyonel tutumları ve son olarak Özel Güvenliğin uzun süreli uzmanlığına dayalı yenilikçi ve esnek katma değerleridir 

Yukarıda sözü edilen vaka çalışmaları iyi tanımlı, iyi yönetilen ve iyi izlenen kamu – özel ortaklıklarının yetkin ve etkin olduklarının ve şüphesiz ki kritik altyapının güvenliğini arttırdıklarının açık göstergeleridir. 

Sözü edilen vaka çalışmaları aynı zamanda başarılı olmak için bu ortaklıkların belirli ölçütlere uymaları gerektiğini de göstermektedirler. Bu ölçütler şunları içerir: sorumlu kamu yetkilileri ve Özel Güvenlik sağlayıcılar arasında açık bir diyalog, her ortağın rolüyle ilgili olarak açık yönergeler, açık bir yasal ya da sözleşme çerçevesi, düzenli değerlendirme süreleri ve gereken zaman ve yerlerde gerekli düzeltme ve gelişmelerdir. Ayrıca bu etkileşimin ilgili ortaklıkların sorumluluğunda özellikle kurulmuş resmi ortak yapıları kapsamında oluşması gerektiğini söylemeye de elbette gerek kalmamaktadır.

Bu ölçütleri yerine getirmek ve belirli kritik altyapı güvenlik ve koruması için kamu – özel ortaklıklarının başarı ve etkinliğini en iyi duruma getirmek için her bir ortağın rollerini, sorumluluklarını ve sınırlarını çok iyi anlaması hayati önem taşır. CoESS’in düşüncesine göre bu öğelerin bilinmesindeki eksiklikten dolayı Avrupa genelinde kritik altyapı güvenlik ve koruması için kamu – özel ortaklıkları hala gelişmemiştir ve maksimum potansiyellerine ulaşabilmeleri için yeterince kullanılmamaktadır. 

Bundan dolayı CoESS bu belgede ana hatları oluşturmaktadır ve bunlar tam olarak izlenirse kritik altyapının güvenliğinin ve korunmasının konu kapsamındaki tüm paydaşların yararına olarak daha iyi ve daha yetkin bir şekilde sağlanacağından emindir. 

Kasım 2009 da Avrupa Komisyonu Kamu – Özel Ortaklık Geliştirme hakkında Bildirim kurumunu kurdu. Bildirim tamamen CoESS’in güvenlik alanında kamu – özel ortaklıklarla ilgili vizyonu ile uyum içinde olan bazı çok ilginç ve yararlı fikirler sağlamaktadır. 

Avrupa Komisyonu bu Bildirimi niçin ortaya koymaktadır? 

Bu Komisyon için bir öncelikli politikadır ve Avrupa Ekonomik Kalkınma Planında ve Başkan Barroso’nun bir sonraki Komisyon için Politik Ana hatları’nda sözü edilmektedir. Ana noktası kamu ve özel sektörler arasında işlevli bir işbirliği kurmak, bilgi iletişimi ve ağ bağlantısı etkinlikleri, PPP projelerinin yenilikçi finansal ve yenilikçi organizasyonlarını sürdürmektir. 

Avrupa Komisyonu’na göre kamu – özel ortaklıkları (PPPs) nelerdir? 

Kamu – özel ortaklıkları kamu yetkilileri ve şirketler arasında genellikle altyapı projelerini gerçekleştirmek veya kamu için hizmet sağlamak amacıyla yapılan işbirlikleridir. Bu düzenlemeler kamu sektörünün birçok alanında geliştirilmiştir ve AB kapsamında özellikle ulaşım, kamu binaları ya da çevre alanlarında kullanılmaktadır.

PPP leri kullanmanın potansiyel sosyal yararları nelerdir?

İyi düzenlenir ve uygulanırsa PPP ler hükümetlere altyapı yatırımlarını daha etkin bir şekilde yapmalarına yardımcı olacak gerçek yararlar sağlayabilirler ve bunu az bulunan kaynakları diğer ulusal harcama önceliklerine aktararak harcamaları için daha iyi değerlendirme almalarını sağlarlar. 

2 COM(2009) 615 Komisyon’dan Avrupa Parlamentosu, konsey, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi ve 19 Kasım 2009 tarihli özel ve kamu yatırımlarını kalkındırma ve uzun vadeli yapısal değişim için hareketlendirme hakkında Bildirim: Kamu – Özel Ortaklıkları: http://ec.europa.eu/archives/growthandjobs_2009/pdf/european-economic-recovery-plan/ppp_en.pdf.

Böyle bir proje önemli sosyal yararları kapsayabilir. Bunlar vatandaşlara sağlanacak hizmetlerin sıklığı ya da temizliği gibi, güvenlik şartları gibi, ya da yerel ya da ulusal komitelerin belirli ihtiyaçlarını karşılayacak önlemler gibi konular için kalite ölçütlerini içerebilirler. Elde etmek istediği sosyal hedefler ve sonuçlara göre sözleşmeyi yapacak olan kuruluş gereken noktaları sözleşme şartları olarak tanımlayabilir. 

Paydaşlar için Ana Hatlar 

Genel

Daha önce de belirtildiği gibi kritik altyapı güvenliği ve koruması için ortaklıklar göz önüne alındığında farklı paydaşlar saptanabilir. 

İlk olarak karar verme sorumluluğu olan yapılar gelir (hükümetler, politikacılar). Daha somut olarak kritik altyapının sahipleri ve işleticileri bulunmaktadır ve sonra da aynı önemde Özel Güvenlik Sektörü bulunmaktadır. 

Karar alma yetkisi ve sorumluluğu olanlar

Daha önce de belirtildiği gibi politikalar hem AB hem de ulusal seviyede belirlenmektedir. Bu politikalar kamu – özel ortaklık olasılığını içermelidirler, ancak politikalar kritik altyapının güvenliği ve koruması için Özel Güvenlik şirketleriyle işbirliğini değerlendireceklerse kaliteye gereken önemin verilmesi önemlidir. Özel Güvenlik hakkında birçok ulusal mevzuat Özel Güvenlik şirketi kurmakta ya da Özel Güvenlik elemanı olarak çalışmakta kalite seviyesini sağlam yasal ölçütlerle en az düzeyde garanti etmektedir, ancak yukarıda da belirtildiği gibi kritik altyapının özelliklerine özel önem verilmelidir.

Bundan dolayı CoESS Özel Güvenlik hakkındaki ulusal mevzuatın kritik altyapı güvenliği ve koruması söz konusu olduğunda özel bir lisans ya da yetkilendirmeyi kapsamasını önermektedir. Bu, kritik altyapı güvenliği işi yapmak isteyen Özel Güvenlik şirketlerinin ek lisans ve işletme ölçütleri almaları ya da Özel Güvenlik elemanlarının bu konuda zorunlu özel eğitim almaları şeklinde olabilir. 

Belirttiğimiz gibi kamu – Özel Güvenlik ortaklıklarında diyalog çok önemlidir. Bu sadece bir ortaklık yürütülmesi ya da kurulması esnasında değil, aynı derecede veya belki daha da önemli olarak politika tanımı ve belirlenmesinde de büyük önem taşır.

Yaklaşım kavramsallaştırılmasının ve olası stratejilerin ilk aşamalarından itibaren Özel Güvenlik Sektörü ve temsilci organizasyonlarına danışılması son derece önemlidir. Bu politika ve stratejilerin içinde geliştirilecekleri ulusal ve yerel çerçeveye büyük ölçüde dayanacakları açıktır. Politik bağlam, coğrafi alan, mevzuat yaklaşımı ve tarihi ve kültürel faktörler gibi öğelerin büyük etkisi vardır. Bir kez daha bu açıdan da belirtmek gerekir ki özel güvenlik şirketlerinin önemli uzmanlıkları vardır ve bundan dolayı bu bağlamda günlük olarak çalışacaklarsa değerli katkıları olacaktır. 

Kritik altyapının sorumluları ve işletmecileri

Öncelikle daha önce de kısaca sözü edildiği gibi büyük bir gelişme belirtilmelidir. Tam olarak farkında olmasak bile koruma hizmetleri giderek günlük kamusal yaşamın daha fazla parçası olmaktadırlar. Daha önce doğrudan kamu yetkilileri tarafından yapılan güvenlik işlevleri giderek artan bir şekilde dışarıya sözleşmeyle verilmekte ve Özel Güvenlik şirketleri kritik altyapı da dahil olmak üzere giderek kamu güvenliğini sağlamaya daha fazla katılmaktadırlar. Bu, sıklıkla yüksek derecede hassasiyeti olan bölgelerin korunmasını kapsamaktadır. Bundan dolayı her özel müşteri gibi yetkin Avrupa kamu yetkilileri, ulusal, bölgesel ve yerel seviyede kendilerini giderek daha fazla bu hizmetlerin sağlanması için sözleşmeli dış ortaklar seçmek durumunda bulmaktadırlar. Geçmişte kamu tedarik yetkilileri sıklıkla bu kararları kalite ölçütleri için yeterli rehberlik olmadan vermek zorunda kalırlardı ve bu da kararlarda etkili olurdu. Hizmet verilecek birçok kamu yerleşim ve bölgesinin hassas yapısına rağmen CoESS’ in araştırması bugün kamu yetkililerinin çoğunluğunun sözleşmeli güvenlik kurumlarını sadece en düşük fiyat ölçütüne göre seçtiklerini göstermektedir. Bu kısmen azalan kamu bütçelerinin sonucudur, ama aynı zamanda sözleşme yapacak yetkililerin “en değerli” hizmet sağlayıcıyı seçmek için kendilerine yardımcı olacak rehberlikten yoksun olmalarına da atfedilebilir. 

CoESS bu amaçla bir optimum çözüme yönelik “El Kitabı” hazırlamıştır. Bu El Kitabı sözleşme yapacak yetkililerin koruma hizmetleri için seçecekleri bir hizmet sağlayıcının en düşük fiyatta olması yerine kaliteyle birlikte uygun bir fiyatla seçilebilmesi için yazılmıştır.   Bu yetkililer için kendilerine koruma güvenlik hizmetleri alanındaki farklı yerleşim ve koruma hizmetleri konusundaki ihtiyaçlarını daha açık olarak saptamakta kullanımı kolay bir araç sağlamayı hedeflemektedir. Bu El Kitabı ve ekleri için özel bir web sitesi bulunmaktadır: www.securebestvalue.org.

Kalite ve en yüksek değere gösterilecek özenden başka kritik altyapı sahipleri ve işleticileri aynı zamanda doğru Özel Güvenlik şirketini, yani gerekli yetkilendirmesi ve uzmanlığı olan, uygun eğitim almış kadroya sahip ve gerekli zorunlulukları karşılayacak bir işletim yapısı olan bir şirketi seçebilmelidirler. Buradan da bu mülkiyet sahibi ve işletmecilerin Özel Güvenlik şirketlerinin kritik altyapı koruma hizmeti sağlayabileceklerini bilmeleri gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu noktada yerel polis ya da diğer kamu güvenlik kuruluşları çok önemli bir rol oynayabilirler.

Bir hizmet sağlayacak birçok kuruluşta olduğu gibi hizmetin kalitesi bir dizi temel faktöre dayanır. Bunlar arasında yeterlikler, ön saftaki kadronun beceri ve motivasyonu elbette çok önemlidir, çünkü bunlar işin günlük kısmından sorumludurlar ve aynı zamanda müşteriler ya da halkla iletişim içinde olacaklardır.  Ayrıca ön çizgideki kadro ve hizmetlerin operasyonel planlaması ve yönetimi hizmetin mümkün olan en yüksek kalitede verilmesini sağlamak için en ileri derecede olmalıdır.

Aynı derecede önemli bir başka nokta da öndeki kadro ve yönetim ekibi için mevcut olan teknik, operasyonel ve insan kaynakları altyapısıdır. Son olarak tüm operasyonların bir şirket altyapısı tarafından desteklenmeleri son derece önemlidir. Bunun sadece kaliteli hizmet sağlamak için iyi bir deneyimi olması yetmeyecektir, aynı zamanda müşterinin isteklerine cevap verecek bir hizmet felsefesi de olmalıdır. 

Bir güvenlik hizmetleri tedariki teklifi değerlendirmesinde teknik özelliklerinin bulunması gereken dört ana alan aşağıdaki gibidir:

- Koruma personeli 

- Sözleşme yönetimi/işletimi 

- Sözleşme altyapısı 

- Şirket 

Özel Güvenlik Şirketleri 

Özel Güvenlik şirketlerinin kendileri kritik altyapı güvenliği ve koruması için kamu – özel ortaklıklar kurulması ve uygulanmasında kilit rol oynarlar. Daha önce de belirtildiği gibi tüm paydaşlarla bir diyalog olması temel bir başarı noktasıdır. CoESS Özel Güvenlik şirketlerinin daha proaktif olmaları gerektiğine ve kendi inisiyatiflerini kullanarak mülkiyet sahibi olanlar ve işletmeciler dahil, sorumlu yetkililerle temas kurmaları gereğine inanmaktadır. 

Özel Güvenlik şirketleri muhtemel ortaklarına kritik altyapı güvenliği ve korumasını yetkin ve yüksek kalitede yapabileceklerini göstermelidirler. Şüphe yoktur ki bunu ancak daha önce belirtilen ölçütlere uyarak yapabilirler. Hizmetlerini ileri derecede etik ve profesyonel bir şekilde sağlamak, elemanlarının uygun şekilde eğitimlerini garanti etmek (bu zorunlu olmayan ve uzun süreli hizmet içi eğitim gerektirse bile) ve elemanlarına uygun ücret vermek onların sorumluluğundadır. Ancak bu yönlerini gösterdikleri takdirde güvenliği organize etmekte karar verme yetkisi olanlar tarafından ciddi şekilde karşılanacaklardır.

Kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapmak da son derece önemlidir. Aynı zamanda Özel Güvenlik şirketlerinin bir görevi de mülkiyet sahipleri ve işletmecilerle olan görüşmelerinde sağlayacakları herhangi bir hizmetten önce tam ve kapsamlı bir risk değerlendirmesi talep etmektir.

Özel Güvenlik şirketlerinin genellikle risk değerlendirmesi konusunda derin bilgileri ve uzmanlıkları vardır; mülkiyet sahibi – işletmecilerle bu bilgi ve uzmanlığı paylaşmalı ve böylece onları böyle bir değerlendirmenin gereğine inandırarak rehberlik etmelidirler. 

Aksiyon Planı

Öncelikle CoESS üye federasyonlarına etkinliklerine, strateji ve analizlerine kritik altyapı güvenliği ve koruması konusunu dahil etmeleri için çağrıda bulunmaktadır. Bu alandaki Özel Güvenlik şirketlerinin potansiyel artışı düşünülerek bu konu gündemde önemli bir yer tutmalıdır. 

Üye federasyonlar daha önceden uzun deneyim ve uzmanlığı olan üye şirketleriyle sağlam bir işbirliğiyle daha önce tanımlanan ulusal ve yerel bağlamları göz önünde bulundurarak bu belgenin ana hatlarını somut ve yerine getirilebilecek araçlara dönüştürmelidirler. 

CoESS hükümetler ve karar verme sorumluluğu olanlara da seslenerek kritik altyapının güvenliği ve koruması için kamu-özel ortaklıklarının yararlarını etkin şekilde değerlendirmelerini ve politikalarını buna göre geliştirmelerini ve/veya düzenlemelerini istemektedir.  Bu bağlamda koruma hizmetlerinin politikalarını yapanlar ve operasyonel liderler başarılı uygulamaları gündeme almak ve onları kendi kara süreçlerine dahil etmenin kapsanıp kapsanamayacağına karar vermelidirler. 

CoESS aşağıdaki adımların bu belgede verilen ana hatların her birisi için son derece önemli olduğuna inanmaktadır: 

- Kritik altyapı güvenlik katılımcıları için bir görüşme ağı kurulması (altyapı sahipleri ve işletmecileri, güvenlik müteahhitleri,  teknoloji sağlayıcılar, devlet acil durum hizmetleri), deneyimleri ve başarılı uygulamaları paylaşmak ve bunları etkileyen konuları görüşmek için bir forum oluşturulması

- Terörist etkinlikler yükümlülüğü dağıtılması ile ilgili sağlam politikalar yapılması, bu tür etkinliklerden sonraki sigorta kapsamı ve tazminatı oluşturulması

- Kritik altyapı güvenliği ve koruması kapsamındakiler arasında uygun bilgi paylaşımını geliştirmek için prosedürler düzenlenmesi, bu paylaşımın özellikle devlet yetkilileri ve Özel Güvenlik şirketler arasında olmasının sağlanması

- En iyi şekilde gelişmeyi sağlayacak seçenekler dahil olmak üzere kritik altyapı korumasının kalitesinin sağlanması, örneğin uzmanlarca gönüllü karşılıklı denetim; veya tanınır yetkili bir kuruluştan alınacak zorunlu denetimdir.

Sonuç

CoESS bu  rapor ve onun ana hatlarında belirtildiği gibi bu önemli konudaki tartışmaları canlandıracağı ve koordineli bir harekete yönlendireceği umudundadır. Avrupa Özel Güvenlik hizmetleri Sektörünün temsilci kuruluşu olarak CoESS elbette bu özel alanda gereken rolünü tam olarak yerine getirmeye hazırdır.